KEDİLERDE DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI *

BÖLÜM I: ETOGRAM

Araş Gör. İbrahim Akyazı

İ.Ü. Vet. Fak. Fizyoloji Anabilim Dalı

Pet hayvanı dendiğinde akla ilk gelen hayvanlar kedi ve köpeklerdir. Köpeklerle karşılaştırıldığında bakımının daha kolay olması, bunun için daha küçük bir alana ihtiyaç duyulması ve sahiplerinden daha az ilgi beklemeleri nedeniyle şehirleşmeye paralel olarak kediler pet hayvanı olarak son yıllarda daha çok ilgi görmeye başlamışlardır.

Davranış Bozuklukları ve istenmeyen davranışlar kedilerin pet hayvanı olarak apartman dairelerinde beslenmesinin artışıyla birlikte sıklıkla sorun olmaya başlamıştır.

Doğal davranış özellikleri ve karakterleri açısından köpeklerden çok temel farklılıkları bulunan kediler davranış açısından da köpeklere oranla daha karmaşık yapılı hayvanlardır.

Köpeklerin bekçilik ve avcılık gibi özel amaçlarla da beslenmelerine rağmen, kedilerin böyle özellikleri olmaması kedi davranışları ve eğitimi ile ilgili yapılan çalışmaları köpeğinkilerle karşılaştırıldığında oldukça sınırlamıştır.

 1. Zoolojik Klasifikasyon

Ev kedisi ya da evcil kedi Mammalia sınıfının, Carnivora şubesinin Felidae familyasının 36 üyesinden biridir. Felidae’ nin üyeleri olan kedigiller kurak çöllerden (F. margarita, Kum kedisi) himalayanın karlı tepelerine (Uncia uncia, kar leoparı) kadar tüm dünyaya yayılmıştır.

Kedi ilk kez büyük ihtimalle Mısırlılar tarafından İ.Ö. 3000’de evcilleştirilmiştir. Bunun en önemli nedeni ekonominin tarıma dayalı olması ve elde ettikleri tahılları farelerden korumak istemeleridir. Evcil kedinin atası Afrika vahşi kedisidir (F.silvestris  libyca).

2.Biyolojik Gelişim

 Kedinin gebelik  süresi ortalama 63 gün olmakla birlikte çeşitli ırklar arasında küçük farklılıklar söz konusudur. Doğum ağırlığı yaklaşık 100-110 g’dır. Annenin memelerinin bulunması için gerekli olan tat alma, koku alma, denge duyusu ve sıcaklık hissi iyi gelişmiştir. Daha sonra duyma ve en son da görme duyusu gelişir. Süt dişleri 2-5 haftalıkken çıkar ve 3.5 aylıkken yerini kalıcı dişlere bırakır. “Dört ayak üstüne düşme refleksi” 4. haftadan itibaren gelişir. Neonatal kediler termoregülasyon yeteneğine sahip değildirler, ancak sıcak bölgeleri algılayıp buralara doğru ilerlerler. 3. haftada termoregülasyon yeteneği gelişmeye başlar, 7. haftada ergin düzeye ulaşır. 

Kediler geniş bir ses frekans sınırını algılayabilirler (10,5 oktav) ve 85 kHz’e kadar olan yüksek frekanslı sesleri duyabilirler. Kedilerin görme duyuları iyi gelişmiştir. Görme duyusu düşük aydınlıkta maksimum etkinlik için özelleşmiştir; gözler vücuda oranla büyüktür, pupillanın genişleme yeteneği yüksektir, pupilla ile retina arası mesafe kısadır ve retinanın arkasında ışığı yansıtma özelliği olan hücrelerden oluşan bir tabaka vardır.

Kedilerde bulbus olfaktorius insana oranla büyüktür, koku alma reseptörlerini taşıyan olfaktoriel epitelin yüzey alanı köpek, kedi ve insanda sırasıyla 18-150 cm2, 21 cm2, 3-4 cm2’dir. İnsana oranla koku alma duyuları oldukça iyi gelişmiştir.

Kediler koku ve tat alma duyularının bir karışımı gibi iş gören, insanda bulunmayan ekstra bir duyu organına sahiptir: Vomero-nasal organ (Jakobson organı). Organ iki sıvı dolu keseden oluşur ve ince kanallarla üst incisiv dişlerin arkasına açılan nasoplatinal kanala bağlanır. Keselerdeki sıvı bu kanal aracılığıyla ağza boşaltılır ve buradan aldığı kimyasal uyaranları tekrar vomeronasal organa taşır. Bu duyu özellikle üriner işaretlerin algılanmasında kullanılır.

3.Davranış Gelişimi

Kediler için yaşamın ilk iki ayı ilerideki davranış biçimi açısından belirleyici olduğu için kritik bir dönemdir.

Kedilerde sosyalizasyon 4 aşamada gerçekleşir;

1.      Neonatal period (0.- 2. Hafta): Beslenme ve uyuma

2.      Ara period (2.–3. Hafta): Ergin kediler düzeyinde yemek yeme ve yürüme davranışları, yani basit sosyal davranış biçimleri başlar.

3.      Gerçek sosyalizasyon fazı: (3.-9. Hafta)

4.      Gençlik  periodu: Hareket etme ve avlanma için gerekli motorik kabiliyetlerin geliştirilmesi

Yavrunun beslenmesi ilk üç haftada anne sütüyle gerçekleşir.. Annenin memelerinin aranması hemen doğumdan sonra başlar. Besin alımı doğum sonrası iki saat içinde başlamalıdır.

Dördüncü haftadan itibaren anne kedi yuvaya öncelikle ölü daha sonra canlı av hayvanları getirmeye başlar, böylece yavruların av hayvanlarına alışması sağlanır. Caro (1981) araştırmalarında av hayvanlarının 5. haftadan itibaren yavrular tarafından öldürüldüğünü belirlemiştir.

Anne 5.-6. haftaya kadar karın ve anal bölgeyi yalayarak boşaltımı kontrol eder.

Sosyal oyunlar 4. haftada başlar ve 4. aya kadar sürer. Özellikle 3. ayda dövüş oyunları ciddi bir karakter almaya başlar.

Cisimlerle oynama 7.-10. haftalarda yavruların görsel kordinasyonu iyi geliştiğinde görülür. Cisimlerle oynamanın artışı avlanma davranışının öğrenildiği döneme denk gelir ve avlanma yeteneğinin geliştirilmesine yönelik bir antremandır. Yavrular yuvadan ne kadar erken ayrılırsa cisimlerle oynama da avlanamaya yönelik öneminin altını çizer şekilde o kadar yoğun olur.

Sosyal ilişki açısında anne ilk sıradadır, bunu kardeşler, diğer dişi kediler ve insanlar izler.

Genel olarak yavru kediler yuvadan erken ayrılmanın olası bir istenmeyen sonucunun (hiperaktivite, yün çiğneme vb.) engellenmesi açısından 8. haftaya kadar anne ve kardeşleriyle yaşamalıdırlar.

4.Etogram

Etogram bir türün davranış envanterinin mümkün olduğunca eksiksiz tutanağıdır.

Sosyal Davranışlar

 Kediler bireysel yaşamdan, yapılanmış sosyal düzene sahip büyük kedi topluluklarına kadar değişen farklı sosyal formlarda yaşarlar.

Laundré (77)’ye göre kedilerde soliter yaşamın en önemli nedeni başlıca av hayvanı olan farelerin paylaşmak için çok küçük olmasıdır.

Kedilerin grupsal olarak yaşamaya yönelmelerinin nedenleri;

1.      Yiyecek kaynağının belirli bir noktada toplanması.

2.      Barınak

3.      Cinsiyet (çoğu kedi kolonisi dişi kedi ve onun yavrularından oluşur)

4.      Bireysel faktörler. (bazı kediler türdeşleriyle yaşama konusunda daha toleranslıdır)

 

Sosyal Alanlar

Kediler territorial hayvanlardır, yani yaşadıkları bölgede kendilerine ait  alanlar belirlerler. Bu sosyal alanlar kedinin dolaşma alanı, kişisel alanı ve ev-bölgesi olarak bölümlenir.

Dolaşma alanı kedi tarafından aktif olarak savunulmayan  ve dışarıda yaşayan kediler için çoğu zaman başka kedilerle paylaşılan  alandır.

Kedinin kişisel bölgesi kedi tarafından aktif olarak savunulan bölgedir. Beslenmek, korunmak ve üremek için kullanılır.

Ev bölgesi uyumak ve yemek yemek için kullanılan merkezi bölgedir.

Sosyal alanların büyüklüğü cinsiyetle yakından ilgilidir. Dişiler ve kısırlaştırılmış kediler genellikle daha küçük ve iyi belirlenmiş alanlar seçerler ve bu alanları yoğun bir şekilde savunurlar. Erkek kedilerin alanları dişilerinkinden yaklaşık 10 kat daha büyüktür, ancak sınırları dişilerinki kadar keskin belirlenmemiştir ve diğer kedilerin kendi bölgelerine girmelerine karşı daha toleranslıdırlar.

Bir ev kedisinin beslenebileceği minimum alan iki odalı 60 m2’lik bir evdir.

Alan sahiplenildikten sonra kediler sınırları işaretlemek için koku işaretlerini ve cisimleri tırmalayarak yaptıkları görsel işaretleri kullanırlar. En yaygın olan işaretleme davranışı  idrar püskürtmedir.Püskürtülen idrar aynı zamanda glandüler sekresyonlar içerir ve diğer kedilere işaret bırakan kedinin cinsiyeti, yaşı, hormonal durumu ve genel sağlığı hakkında fikir verir. Kediler başka bir kedinin bıraktığı idrar işaretinin ne kadar zaman önce bırakıldığını da anlayabilirler.

Koku işaretleri sürtünme yoluyla çene, alın ve kuyruktaki salgı bezlerinden ve dışkılama yoluyla da bırakılabilir.

Diğer bir işaretleme davranışı da vertikal yüzeylerde tırnakları bileylemek şeklinde yapılır. Bu yolla hem görsel, hem de pedal bezler yoluyla kokusal işaretler bırakılır.

İletişim

a.Görsel İletişim

Kedilerin iletişim kurmak üzere kullandıkları çeşitli sinyal hareketlerinden oluşur.Bu sinyal davranışları dostça ya da düşmanca olabilir ve kediler bunu yüzleri ve vücut hareketleriyle yansıtabilirler.

Resim Ref.no:31

b.Akustik İletişim     

Kediler iletişim kurmak için çok çeşitli sesler çıkarırlar. Bunlar üç grupta toplanabilir; mırlama, miyavlama, yüksek yoğunluklu sesler.

Mırlama ilk olarak 1 haftalık kedilerde görülür ve anneye yavruların sıcak ve tok olduklarının işaretini verir. Ergin kedilerde mırlama intraspesifik ya da interspesifik olabilir, memnuniyeti ya da bazen ağrıyı belirtir.

Yüksek yoğunluklu sesler genellikle intraspesifik iletişim içindir. Bu sesler ağız açık tutulurken şeklinin değiştirilmesiyle çıkarılır.

c. Taktil İletişim

Kediler sıkça vücutlarının çeşitli kısımlarını çevrelerindeki cisimlere, türdeşlerine ve insanlara sürterler. Sürtünme davranışı olfaktöryel iletişim ile birlikte değerlendirilebilir, çünkü kediler bu esnada vücutlarındaki bezlerden (ön patileride, alında, çenede, dudaklarda ve kuyrukta koku bezleri vardır sürtündükleri yere koku bırakırlar.

d. Kokusal iletişim

Kokusal sinyallerin diğer iletişim yollarına göre bazı avantajları vardır. Çevreye bırakılan koku uzun bir süre kalıcıdır ve bu süre boyunca kokuyu bırakan hayvanla ilgili bilgi taşır. Olası yırtıcı hayvanlara karşı kediyi daha az belirgin yapar ve görsel sinyallerin zor algılanacağı durumlarda (örn.gece) etkilidir.

Kediler bölgelerinin sınırlarını belirlemede kokusal iletişimi kullanırlar.

Beslenme Davranışı

a.Besin bulma

Evcil ya da vahşi tüm kediler avlanırken aynı hareket dizilerini yaparlar. Avına doğru yavaşça sürünerek mümkün olduğunca yaklaşır. Hareketsiz kalır, avına konsantre olur, kafasını sağa ve sola hareket ettirerek uzaklığı ölçer ve avına doğru atlayarak ön pençeleriyle yakalar, ensesinden ısırarak öldürür. Enseye yapılan ölümcül ısırış evcil kedilerde atrofiye olmuştur ve kendini avla oynama şeklinde dışa vurur.

Avlanma davranışı kalıtsal bileşenlerin yanı sıra öğrenilmeli ve çalışılmalıdır; bu yavrularda 5 haftalıkken başlar. Bu yaşlarda annenin yuvaya getirdiği av hayvanlarına eğilim başlar. Gençlik döneminde cisimlerle fazla oyun oynama, kedinin ergenlik döneminde iyi gelişmiş avlanma yeteneğine sahip olmasını sağlar.

Kedilerin av hayvanları spektrumunda küçük memeli hayvanlar (fare ve diğer kemirgenler) ağırlıktadır, kuşlar bu spektrumun küçük bir bölümünü oluşturur.

b.Besin Alımı

Besin alımı yabani kedideki gibidir. Pençeler avın sabitlenmesine yarar. Parçalama işini üst çenedeki P4 ve alt çenedeki M1 üstlenir.

Karnivor hayvanlar avlanma kabiliyetlerinin sürekliliği için belirli bir vücut ağılığını korumak zorundadırlar. Bu bağlamda kediler de besin alımlarını hemen hemen kusursuz bir şekilde düzenleyebilirler.

Boşaltım Davranışı

Mikturasyon ve defekasyon metabolizma artıklarının vücuttan uzaklaştırılmasını sağlar. Bunun için kediler yumşak, değişken yüzeyli bir yer seçerler, koklayarak kontrol ederler, ön patileriyle yüzeyi eşeleyerek bir çukur açarlar, idrar ve/veya  dışkıyı bu çukura bırakarak yine ön patileriyle üzerini örtmek için eşelenirler.

Tuvalet olarak kullanacakları yeri uyuma, dinlenme ve yemek yemek için kullandıkları yerlerde seçmemeye özen gösterirler. Barınak temizliği kalıtsal temeli olan , eğitimle kazanılan bir davranıştır.

Dışkı ve idrar aynı zamanda üzeri örtülmeksizin bölge sınırlarının işaretlenmesi amacıyla da kullanılır.

Üreme Davranışı

Kediler mevsimsel poliöstrik hayvanlardır. Kızgınlık mevsiminde gebe kalmadıkları sürece ortalama 21 günde bir kızgınlık gösterirler. Kızgınlık mevsimleri gün uzunluğuna bağlı olduğundan coğrafi olarak değişmekle beraber, genellikle ilkbahar ve sonbahardır.

Dişi kediler yaklaşık 9 aylıkken cinsel olgunluğa ulaşır, doğu ırklarında bu 4 aya kadar düşebilir.

Östrus döneminde kediler davranış değişiklikleri gösterirler. Sahiplerine olan ilgileri, cisimlere sürtünme ve zeminde yuvarlanma hareketleri artar. Östrusun zirvesindeki dişi kedi, sahibinin ya da diğer bir kedinin önünde çiftleşme duruşu yapar Bu duruş lordosis olarak adlandırılır ve östrustaki kediler arka tarafları ellendiğinde genellikle bu vaziyeti alırlar.

Dişi kedi çiftleşme pozisyonu aldıktan sonra eğer erkek kedi çiftleşmeye hazırsa dişiye çiftleşme öncesi özel seslenişler yapar. Kopulasyon sırasında dişiyi ön patileriyle iki yandan ve dişleriyle ense derisinden tutar. Dişi kedi bir östrusta birden fazla erkek kediyle çiftleşebilir.

Yavruların bakımı, yuva yapımı, yavruların ısıtılması ve beslenmesi maternal davranışlar olarak adlandırılır. Anne doğum sonrası amnion kesesini yavrunun etrafından ayırır, göbek kordonunu koparır ve yavruyu yalayarak temizler.

Davranış Bozuklukları ve İstenmeyen Davranışlar

Davranış bozuklukları bir bireyin davranışlarında görülen populasyonun ortalama davranışlarından sapmalardır. Örnek olarak kedinin insanlara gösterdiği nedensiz agresyon bir davranış bozukluğudur. İstenmeyen davranışlar ise pet hayvanları söz konusu olduğunda gerçekte bu hayvanların etogramı açısından çok normal olup, ancak bakıldıkları çevre açısından sahiplerince istenmeyen davranışlardır, örneğin evde mobilyaların tırmalanması kediler açısından bölge sınırlarını belirleme ya da pençelerin bakımı amacıyla  yapılan çok normal bir davranış olmasına rağmen doğal olarak sahiplerince istenmeyen bir davranıştır.

Burada davranış bozuklukları ve istenmeyen davranışlar ayrı ayrı gruplanmadan beraberce ele alınacaktır. İlgili konuları yazımızın sonraki sayıdaki ikinci bölümünde okuyabilirsiniz.

Bölüm II: Davranış Bozuklukları ve İstenmeyen Davranışlar

* Bu yazı iki bölüm halinde İVHO Dergisi'nde yayınlanmıştır.