ÖZÜRLÜ BİR KEDİYLE YAŞAM

 Bazı kediler doğuştan bedensel özürlüdür, bazılarıysa başlarına gelen kazalar ya da yaşlılık nedeniyle bu duruma gelirler. Kendilerine bir şans verildiği takdirde, anlayışlı bir sahibin de yardımıyla özürlü kediler de tıpkı diğer kediler gibi mutlu bir yaşam sürebilirler. Kediler, bedensel engellere insanlara oranla çok daha kolay adapte olurlar. Bunun bir nedeni, insanlarla kıyaslandığında günün önemli bir bölümünü (yaklaşık 18 saat) zaten uyuyarak geçirmeleridir. Bu makale, bedensel özürlü bir kediye bakım konusunda yardımcı olabilecek bilgiler vermeyi amaçlamaktadır. Bedensel özürlü bir kedi hayatını sürdürebilmek için bu yeni duruma nasıl uyum sağlıyorsa, kedinin sahibi de kediye yaklaşımını ve kedinin yaşadığı ortamı onun ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde adapte etmelidir. 

Üç Bacaklı Kediler

Bir bacağın kaybedilmesi insana çok korkunç gelse de bu durumdaki kediler üç bacakla yaşamaya kolaylıkla uyum sağlarlar ve neredeyse dört bacaklı kediler kadar aktif bir hayat sürebilirler. Bacağını yeni kaybetmiş bir kedinin kendine gelir gelmez normal bir yaşam sürmeye başlamasını beklemeyin; fakat ona karşı aşırı koruyucu bir tutum da sergilemeyin. Kedinin yeni durumunu anlamaya ve bu haliyle neleri nasıl yapacağını deneyerek öğrenmeye ihtiyacı vardır. Kayıp bacağın yokluğunu telafi edecek yeni beceriler geliştirmesi ve diğer kaslarını eskiye oranla daha fazla güçlendirmesi gereklidir. Siz ona yardımcı olmak için her yere onu kucağınızda taşımaya kalkışırsanız, ihtiyacı olan becerileri ve kuvveti kazanamaz.

 Alışma sürecinden sonra (ki bu dönemde onun çabalayışını izlemek sizin için son derece üzücü olabilir), büyük olasılıkla eskisi gibi tırmanmaya ve sıçramaya başlayacaktır. Eğer arka bacaklarından birini kaybettiyse, eskisi kadar yükseğe sıçramakta ya da tırmanmakta güçlük çekebilir. Eğer ön bacaklarından birini kaybettiyse, bir yerden aşağı atlarken zorlanacaktır. Başlangıçta bazı hatalar yapabilir ama kısa sürede bu duruma uyum sağlayacak, hatta büyük olasılıkla çıkmak ya da tırmanmak istediği yerlere ulaşmanın başka yollarını keşfedecektir.

 Üç bacaklı bir kedinin aşırı kilo almamasına büyük özen göstermek gerekir zira vücut ağırlığını taşıyan bacaklardan biri eksildiği için diğer üç bacağa daha fazla yük binecektir. Ayrıca yeterli fiziksel aktivitede bulunmaları son derece önemlidir. Hem yeni durumuna uyum sağlaması, hem de vücudunun, kaslarının eksik olan bacağın yokluğunu telafi edecek şekilde güçlenmesi için egzersiz yapması şarttır. Başlangıçta daha hafif egzersizlerle onun yeni durumuna uyum sağlamasına yardımcı olabilir, daha sonra egzersizin dozunu artırarak kaslarının güç kazanmasını sağlayabilirsiniz. Bir bacağını kaybeden kedilerin çoğu, zaman içinde dört bacaklıyken yaptıkları pek çok şeyi yapmayı başarırlar. Fakat bu gelişimin hemen olmasını beklemeyin. Onun çabalarını seyretmek size ne kadar acı verse de, sabırlı ve anlayışlı olun, ona sürekli müdahale etme isteğinizi bastırın.

 Bazı kediler doğum sırasında göbek kordonu bacaklarından birine dolaşıp bacağın gelişimini engellediği için, ya da tecrübesiz bir anne yavruyu yanlış kavrayıp taşıdığı için, ya da temizlerken aşırı sert davrandığı için ya da anne karnında oluşan bir deformasyon nedeniyle bacaklarından birini yaşamın ilk dönemlerinde kaybedebilirler. Sorunlu bacak erken cerrahi müdahaleyle alınırsa, bu kediler üç bacakla yaşamayı öğrenirler ve dördüncü bacağın eksikliğini hissetmezler. Dört bacaklı kediler gibi sağlıklı ve mutlu bir hayat sürmemeleri için hiçbir neden yoktur.

 İki Bacaklı Kediler (Aynı Tarafta İki Bacağını Kaybeden ya da Çapraz Tarafta İki Bacağını Kaybeden Kediler)

Bacaklarını kaybetmiş kedilerin önemli bir avantajı, kedilerin doğuştan sahip olduğu olağanüstü denge duyusudur. Bu sayede aynı taraftaki hem ön, hem arka bacağını kaybetmiş kediler bile tekerlekli bir düzenek yardımı olmaksızın ihtiyaçları olan tüm hareketleri yapabilecek beceriyi geliştirirler. Çaprazlamasına iki bacağını kaybetmiş kediler de aynı şekilde bu yeni duruma uyum sağlayıp neredeyse dört bacaklı bir kedi kadar aktif bir yaşam sürebilirler.

 2001 yılında Roma’daki Torre Argentina barınağına bir trafik kazasında aynı yandaki iki bacağını ve kuyruğunu kaybetmiş, siyah beyaz bir kedi getirildi. Barınak çalışanları bu kediye iki bacakla yaşaması için bir şans tanımaya karar verdiler ve kediye Farinello adını koydular. Başlangıçta barınağa ziyarete gelen insanlar, kendilerini görünce okşanmak için yarı sürünerek, yarı yürüyerek yatağından kalkıp onlara yaklaşmaya çalışan bu kediden uzak durmayı tercih ettiler. Çoğu onu evlat edinmek bir yana, ona dokunmak hatta görmek bile istemedi. Daha sonra Münih’te yaşayan bir aile Farinello’yu evlerine almayı ve bakımını üstlenmeyi kabul etti. Farinello onlarla yaşarken önce kendi kendine yürümeyi, ardından da sıçramayı öğrendi. Ne yazık ki çeşitli nedenlerle aile Farinello’yu barınağa geri bırakmak zorunda kaldı. Farinello bu ayrılışın ardından hayata küstü ve depresyona girdi. Aylar sonra bu kez bir İtalyan ailesi Farinello’ya yuvalarını açtı. Farinello şu anda yeni ailesiyle birlikte mutlu, sağlıklı ve aktif bir hayat sürüyor.

 Farinello iki bacakla yaşamını sürdüren tek kedi değil. 2002 yılında Amerika’da uyutulması için veterinere bırakılan Miss Kitty de bir başka örnek. Miss Kitty iki bacağı da kırık bir halde sokakta bulunmuş, uyutulması isteğiyle veterinere bırakılmıştı. Kedinin sağ ön ve sağ arka bacaklarındaki sinirler tamamıyla harap olmuştu. Veteriner Miss Kitty’yi uyutmak yerine ameliyatla iki bacağını aldı. Amaç, ameliyattan sonra Miss Kitty’ye tekerlekli bir düzenek takmak ve bu şekilde yürümesini sağlamaktı. Gelgelelim Miss Kitty kendine gelir gelmez olaya el (pati?) koydu ve klinik çalışanlarının şaşkın bakışları arasında iki bacağının üzerinde yürüyerek muayene masasından inip klinikte dolaşmaya başladı! Miss Kitty halen kliniğin maskotu olarak orada yaşıyor ve kendi kendine yürümekle kalmayıp koşabiliyor, sandalyesine zıplayıp oturabiliyor ve aşağı inebiliyor.

 Her iki kedi de genç yaşta bacaklarını kaybettikleri için şanslıyılar. İleri yaşlarda bacaklarını kaybeden kediler bu duruma uyum sağlamakta ve yeniden dengelerini sağlamayı, yürümeyi öğrenmekte güçlük çekebilirler. Böyle durumlarda tekerlekli düzenekler iyi bir çözüm olabilir.

 Arka Bacakları Felç Olmuş ya da Arka Bacakları Ameliyatla Alınmış Kediler

Bazı kedilerin omurgalarının hasar gördüğü bir kaza nedeniyle arka bacakları felç olabilir. Kuyruk da omurganın bir uzantısı olduğu için genellikle böyle durumlarda kuyruk da felç olur. Yaralanmanın türüne göre felç geçici ya da kalıcı olabilir. Bununla birlikte bağırsaklarda ve idrar kesesinde de geçici ya da kalıcı felç durumu oluşabilir. Yaralanma kan dolaşımını engelleyecek şekilde olduysa, veteriner kangren riskini ortadan kaldırmak için kuyruğu ve/veya arka bacakların alt kısımlarını ameliyatla almayı uygun görebilir. Pelvik deformasyonlar ya da spina bifida (omurga kanalının arka duvarının bir kısmının açık kalmış olması) da arka bacaklarda işlev kaybına neden olabilir. Bazı nadir vakalarda, pelvis kemikleri tam oluşmadan doğmuş yavru kediler de görülmüştür.

 Eğer idrar kesesi ve bağırsak kontrolü yitirildiyse, kedinin idrarını ve dışkısını yapma yeteneği körelebilir ya da yok olabilir. Her iki durumda da elle masaj yoluyla kedinin idrar kesesini ve bağırsaklarını boşaltması sağlanabilir. Veterineriniz bunu nasıl yapacağınızı size öğretecektir. İdrar kesesinin uzun süre boşaltılmaması idrar yolu hastalıklarına neden olabilir. Eğer kedi idrarını ya da dışkısını kaçırıyorsa, bebek bezleri kullanılabilir. Ayrıca kedinin yatağı yıkanabilir malzemeden yapılmalı ve her gün yıkanmalıdır. Bu durumda bir kedinin bakımı, sabır, özen ve yoğun çaba gerektirir.

 Tekerlekli Sandalyeler ve Tekerlekli Düzenekler (Yürüteçler)

Pek çok kedi, tekerlekli bir sandalye ya da yürüteç yardımıyla uzun yıllar sağlıklı, mutlu ve aktif bir hayat sürme olanağı bulur. Bu yürüteçler kedinin yürümesini sağlamalarının yanı sıra, bacaklarının ve kuyruğunun yere sürtünmesini ve yaralar açılmasını da önler. Kedi bu yürüteç sayesinde yürüyebilir, koşabilir, yatıp kalkabilir ve tuvaletini kullanabilir. Bu tür düzenekler, kedi büyüdükçe boyutları ayarlanacak şekilde olmalı ya da yenisiyle değiştirilmelidir. Kedinizin bir yürütece uyum sağlayıp sağlamayacağı, kişiliğiyle ve alışkın olduğu yaşam tarzıyla yakından ilgilidir. Aşırı hareketli (örneğin zamanının çoğunu dışarıda geçiren, ağaçlara tırmanan) bir kedinin yürütece uyum sağlaması daha zor olacaktır.

 Bu tür bir yürüteci satın alma imkanınız yoksa, tekerlekli oyuncaklardan kendiniz bir yürüteç yapabilirsiniz. Öte yandan ev yapımı yürüteçler çoğunlukla hantal ve ağır oldukları için uzun vadede kediler için yapılmış yürüteçlerden edinmeniz daha faydalı olabilir.

 Yürüteçli bir kedi sıçrayamaz. Bu nedenle istediği bir yere çıkabilmesi (örneğin en sevdiği koltuğa ya da sandalyeye) yürüteçle birlikte çıkabilmesi için bir rampa kullanmak gereklidir. Yürüteçli bir kedinin çıktığı yerden aşağı atlaması vücudunun yürüteçle desteklendiği yerlerde yaralanmaya neden olabileceği için yüksekçe bir yerde uyuduğu, şekerleme yaptığı ya da kucağınızda olduğu zamanlarda yürütecini çıkartmalısınız. Bazı kediler böyle zamanlarda oldukları yerde yatmayı tercih ederlerken bazıları da ön bacaklarından kuvvet alarak yerde sürünerek hareket etmek isteyebilirler. Kedi sahipleri kedinin yere sürtünen kısımlarının sürtünme ya da baskı nedeniyle yara olmamasına özen göstermelidirler.

 1990’ların başında British Cat Shelter’a getirilen siyah beyaz uzun tüylü, 6 yaşındaki Hector adlı bir kedinin arka bacakları geçirdiği kaza nedeniyle felç olmuştu. Hector’a tekerlekli bir yürüteç takıldı ve yürütece çok kısa süre içinde uyum sağladı. Hector hayatını Ingleside Kedi Barınağında geçirdi ve barınak çalışanlarının anlattıklarına göre Hector bu yeni durumuna çok kısa sürede ayak uydurmuştu. Son derece uyumlu ve insancıl bir kediydi. Hector yıllar sonra felçli oluşuyla hiçbir ilgisi olmayan bir nedenden (kanser) hayatını kaybetti. George Stubbs’ın kedisiyse, arka bacakları olmamasına karşın yürüteç kullanmadan hayatını sürdüren bir başka örnek.

 Kör Kediler

Hareket ederken sürekli etrafındaki nesnelere çarpan bir kedi ya kördür, ya da kaslarını koordine etme yeteneğini yitirmiştir. Kör bir göz çoğunlukla bulanık, mat görünür ve gözbebekleri parlak ışıkta bile küçülmez. Bazı kedilerin doğuştan gözleri yoktur (anophtalmia) ya da aşırı küçük gözleri vardır (microphtalmia). Diğerleriyse hastalık, yaralanma, beyin hasarı, zehirlenme (bunun bir nedeni de anesteziye aşırı reaksiyon olabilir), glukoma,  katarakt ya da tedavi edilmemiş içe dönük göz kapakları nedeniyle oluşan çizilmeler sonucu kör olabilirler.

 Körlüğün derecesi kedilerde de tıpkı insanlarda olduğu gibi farklıdır. Çoğunlukla görme yetisi yavaş yavaş yitirildiği için kedi bu duruma ayak uydurmayı öğrenir ve bazen kedi sahibi bile durumu anlamakta güçlük çekebilir. Bazı durumlarda hastalık ya da yaralanma nedeniyle gözlerden birinin ya da ikisinin de cerrah müdahaleyle alınması gerekebilir. Ani körlük çok daha çabuk fark edilir çünkü kedi yönünü kaybetmiş gibi davranır, yürürken tereddüt eder ve çok yüksek sesle miyavlayabilir (bazı kediler sesin yankılanmasını dinleyerek yön bulurlar).

 Bir kedi ansızın kör olduysa bu duruma uyum sağlayana kadar olağandışı hareketler sergileyebilir. Örneğin yattığı yerden kalkmak istemez ya da tuvalet alışkanlıklarını değiştirir çünkü kum kabını bulamamaktadır. İçine kapanıklaşır, yönünü kaybettiğinde ya da kendini güvensiz hissettiğinde sürekli miyavlayabilir.

 Kedinizin görüşünde bir sorun olup olmadığını test etmek için gözlerinden birini kapatın. Diğer gözüyle hareket eden parmağınızı takip edip etmediğine, parmağınızı gözüne yaklaştırdığınızda tepki verip vermediğine bakın. Ayrıca bir fener ışığını belli bir uzaklıktan gözüne tutarak gözbebeklerinin ışığa tepki verip vermediğine de bakabilirsiniz. Fakat bazı körlük durumlarında gözbebekleri ışığa tepki vermesine karşın görme sinyalleri beyine doğru şekilde iletilemediği için ışık testi tek başına yeterli olmayabilir.

 Tek gözü kör bir kedi, kör olan gözünün bulunduğu tarafta ani bir hareket olduğunda kendini korumak için saldırganlaşabilir. Ayrıca derinliği algılamada sorun yaşayabilir. Tek gözü kör olan kediler çoğunlukla atlamayı düşündükleri bir yere farklı açılardan defalarca bakıp ancak ondan sonra sıçrayışı gerçekleştirirler. Fakat birkaç denemeden sonra bu tür yerlerin yüksekliğini ezberler ve hazırlığa gerek duymadan kolaylıkla çıkabilirler. İki gözü de kör olan kediler sıçramaktan ziyade tırmanmayı tercih ederler. Fakat iki gözü de kör olan pek çok kedi çıkmak istedikleri yerlerin konumunu, yüksekliğini öğrendikleri ve sıçrayarak buralara çıkabildikleri için evde kör bir kedi varsa eşyaların yeri değiştirilmemeli, çarpabileceği ya da takılabileceği nesneler ortalıkta bırakılmamalıdır.

 Kör bir kedi dışarıda kolaylıkla yönünü şaşırabileceği için mümkünse evde tutulmalıdır. Ya da etrafı parmaklıklı bir bahçeye çıkarılabilir. Ayrıca bedeni de saran bir tasmayla bahçede dolaşmaktan da zevk alacaktır. Kör bir kediyi sokağa bırakmayın. Her olasılığa karşı üzerinde daima adresi ve kör olduğu belirtilen bir tasma bulundurun. Kör bir kedi sokağa çıktığı takdirde kolaylıkla kaybolabilir. Yönünü sesler ve kokular yardımıyla bulduğu için, tanımadığı bir ortamda kaybolacaktır.

 Kör kediler yönlerini bulmak ve kolaylıkla hareket etmek için koku alma duyularını ve hafızalarını kullanırlar. Bu nedenle evdeki mobilyaların yerlerini değiştirmeyin ve takılabileceği, çarpabileceği eşyaları yerde bırakmayın. Eğer eşyalara çarpıyorsa mobilyaların kenarlarını ve bacaklarını yumuşak minderlerle, kalın kumaşla ya da köpükle kaplayabilirsiniz. Kör kedilerin büyük bir çoğunluğu evdeki eşyaların yerini ezberlerler fakat yine de çarpıp kendini yaralayabileceği keskin kenarlı eşyaları bu tür yumuşak malzemelerle kaplayın.

 Kör bir kedi, bir eşyaya ne kadar yaklaştığını anlamak için bıyıklarından da yararlanır.

Ses de kör bir kedinin yön bulmasında kullandığı bir başka yöntemdir. Sesli oyuncaklar, dokunduğunda ses çıkaran kağıttan toplar ya da içine boncuk, vs. konmuş toplar onu oyun oynamaya ve egzersize teşvik eder. Pek çok kör kedi, bu tür ses çıkaran oyuncaklarla oynamaktan büyük keyif alır ve bunları evde oradan oraya taşıyıp kovalayabilir.

 Kör bir kediyi kucağınıza alıp taşırsanız yön duygusunu yitirecektir. Bu yüzden onu herhangi bir nedenle bulunduğu odadan çıkarmanız gerekiyorsa, iyi tanıdığı bir yere koyun (örneğin mama kabının bulunduğu ya da uyuduğu yere). Bu sayede nerede olduğunu anlar ve kendini güvende hisseder. Kum kabının ya da mama ve su kabının yerlerini değiştirmeyin. Bunları kolaylıkla bulabilmeye ihtiyacı vardır. Aynı zamanda bunları birer yol tabelası olarak hafızasına kaydeder ve bunların kokusu sayesinde yönünü bulur. Kör bir kediyi yerden yüksek bir yere kaldırıp koymayın çünkü düşebilir. Fakat tanıdığı ve sevdiği bir yere, örneğin sürekli yattığı koltuğa ya da yatağa koymanızda bir sakınca yoktur.

 Güvenli ve can sıkıntısına meydan vermeyen bir ortam sağlandığında kör bir kedi de gözleri gören kedilerden hiç de aşağı kalmayan normal, sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürer. Yavruyken kör olan kediler bu duruma öyle çabuk ve kolay uyum sağlarlar ki kimi zaman kedinin sahipleri onun kör olduğunun farkına epey sonra varabilir. Kör olmasına karşın koku alma ve işitme duyularını kullanarak bahçeye çıkan, ağaçlara tırmanan hatta avlanan pek çok kedi var. (Yine de tek başına dışarı çıkmaması en güvenlisidir.) İlginç olan, diğer kedilerin kör kedilere karşı çok daha anlayışlı ve toleranslı davranmalarıdır.

Kör Bir Kediyle Yeni Bir Eve Taşınmak

Öncelikle, gözleri gören bir kediyi yeni bir eve alıştırmak için hangi kurallara dikkat ediyorsanız, kör bir kedi için de aynı kurallar geçerlidir. Onu önce evin bir odasında tutun ve zamanla diğer odaları da birer birer keşfetmesine izin verin. Kör bir kedinin yeni ortamını tanıması ve alışması biraz daha uzun sürecektir. Onun için tehlike arz etmeyen bir mobilya düzeni benimseyin. Yeni bir odaya çıkardığınızda daima yanında olarak, onunla yumuşak bir sesle konuşarak ve okşayarak, sevdiği bir yiyecekle ödüllendirerek ona destek olabilirsiniz.

 Taşınmadan önce kedinizi bir odada tek başına uyumaya alıştırın. Bu odaya evdekilerin haricinde ayrı birer kum kabı, yatacağı yer, su kabı ve mama kabı koyun. Evdekiler eski yerlerinde kalsın fakat bu odanın içindeyken odadakileri kullanmasını sağlayın. Onu odada bırakmadan önce onunla biraz vakit geçirin. Böylelikle o odaya kapatılmanın bir ceza olduğunu sanmasın. Odaya en sevdiği yiyeceği koyun, onu o odada oynatın ve sevip okşayın. Bu sayede o odayı güzel bir yer olarak tanıyacaktır. Mümkünse ilk birkaç gece onunla birlikte o odada yatın. Odaya bir radyo koyar ve sesi kısık olarak açık bırakırsanız bu da kendini yalnız hissetmesine engel olacaktır.

 Taşındıktan sonra, taşındığınız evde de önceki evdekine benzer bir oda yaratın. Eski odadaki eşyalarını buraya koyun. Buradaki eşyalara ağzını sürterek ve patileriyle kokusunu bırakmasına izin verin, çünkü bu kokular sayesinde yönünü bulacak ve odayı benimseyecektir.

 Bu odayı tanıdıktan ve alıştıktan sonra onu kontrollü olarak evdeki diğer odalara alıştırın. Bunu her seferinde bir tek oda olacak şekilde yapmalısınız. İlk seferlerde daima yanında olun, o odada güvenli bir şekilde hareket edebildiğinden emin olana kadar onu odada yalnız bırakmayın. Eğer birden fazla katlı bir eve taşındıysanız, evi iyice tanıyıncaya kadar merdivenlerin önüne onun geçemeyeceği engeller koyun. Yeni bir odayı keşfederken onu peşinizden gelmesi için çağırarak, onunla konuşarak ona güven verin. Yeni evdeki ilk gecelerini ona ayırdığınız, önceki evdeki odasındaki eşyaları koyduğunuz odada geçirmelidir. Evi tanıdıkça sınırları genişletin. Fakat bunu aceleye getirmeyin, her aşamada bulunduğu yeri iyice tanıyıp öğrendiğinden emin olun. Yanında olamayacağınız zamanlarda onu çok iyi tanıdığı bir odada bırakın.

 Zamanla, eve alıştıktan sonra, ona ayırdığınız odayı (yani bölgeyi) tüm eve yaymalısınız. Belki de bu zaman zarfında kendisi zaten bu yerleri seçmiş olacaktır. (Örneğin uyumayı sevdiği bir yer, mama yemeyi tercih ettiği bir yer.) En iyisi, ona ayırdığınız odadaki eşyalarını oldukları yerde bırakmak ve birer mama, kum ve su kabını da sizin tercih ettiğiniz yerlere koymaktır. Aksi takdirde kum kabının, mama ve su kaplarının birdenbire ortadan kaybolduğunu düşünecek, kafası karışacak ve paniğe kapılacaktır. Sizin tercih ettiğiniz yerlerdeki kapların yerini iyice öğrendikten ve bunları kullanmaya başladıktan sonra odasındakileri kaldırabilirsiniz.

 Sevdiği yiyeceklerin, bolca oyunun ve sevilip okşanmanın yeni evine alışmasında payı büyüktür. Yönünü şaşırdığında, hata yaptığında ya da kendine güvenini kaybettiğinde onu kucağınıza alıp odasına götürmeyin. Onun yerine onunla birlikte hareket edin, onu çağırarak, konuşarak odasına kadar kendiliğinden peşinizden gelmesini sağlayın. Onu kucağınıza alarak bir yere götürmek en son seçenek olmalıdır.

Sağır Kediler

Bazı kediler doğuştan sağırdır. Bazılarıysa sahiplerinin sağır olduklarını anlamaması nedeniyle “dik kafalı” ya da “tembel” olmakla suçlanırlar. Sağırlık kalıtsal, yaşa bağlı, hastalık ya da yaralanma sonucu oluşabilir.

 Doğuştan sağır değilse, çoğu durumda kedi işitme duyusunu yavaş yavaş yitirdiği için bu duruma kendiliğinden, hatta sahibine hissettirmeden uyum sağlar. Öte yandan ani işitme duyusu kaybı, kedinin kendini güvensiz, kaybolmuş hissetmesine, sahibine aşırı bağımlı davranmasına ya da sinirli olmasına, her zamankinden farklı davranışlar sergilemesine neden olabilir. Bazı kediler yüksek sesle miyavlamaya (seslerini ayarlayamadıkları için), bazılarıysa hiç ses çıkarmamaya başlarlar.

 Zaman içinde oluşan sağırlıkta, örneğin yaşlılık nedeniyle, kedi bu duruma uyum sağladığı için işitme duyusu tamamıyla yitirilene kadar kedi sahibi bunu fark etmeyebilir. Zira kediler zaten her çağırıldıklarında gelmezler. Tek kulakta işitme kaybı, kedinin bir ses duyduğunda hep başını belli bir yöne çevirmesi (işiten kulağı sesin geldiği yere çevirmesi) ile kendini gösterir.

 İşitme duyusu zayıflamış kediler saldırganlaşabilir ya da aşırı ürkek davranışlar sergileyebilirler. Kendilerini koruma içgüdüsüyle önce saldırıp sonra neye saldırdıklarına bakmayı tercih edebilirler. Kedinizin işitme duyusunu test etmek için sizi göremeyeceğinden emin olduğunuz bir anda kulağının yakınında parmaklarınızı şıklatın. Tepki veriyor mu? Arkasından ona yaklaştığınızda ve dokunduğunuzda, yaklaşırken ses çıkarmış olmanıza karşın her seferinde irkiliyor mu?

 Bazı kediler, sağır olmalarına karşın bazı el hareketlerine tepki verirler. Belli bir mesafeden ellerinizi çırptığınızda oluşan hava akımını hissedebilirler. Ayrıca eğer kediniz dışarı çıkıyorsa, bir feneri yakıp söndürerek, ardından da ona sevdiği yiyeceği vererek onu fener ışığını gördüğünde eve gelmeyi öğretebilirsiniz. Ayrıca ona zilli bir tasma takarsanız nerede olduğunu anlamanız kolaylaşır.

 Sağır bir kedi araba motoru, korna, çim biçme makinesi ya da köpek havlaması gibi sesleri duyamadığı için onu tek başına sokağa bırakmayın. Evden kaçması ya da bahçedeyken, tanıdığı bir mekandayken bir şeyden ürküp kaçarken kaybolması olasılığına karşı daima adresinin ve sağır olduğunun yazılı olduğu bir tasma takın.

Sağır ve Kör Kediler

Yaygın kanının aksine hem sağır, hem de kör bir kedi dolu dolu ve mutlu bir hayat sürebilir. Çünkü kedilerin son derece keskin bir koku alma duyusu, ayrıca bıyıkları ve bacaklarının alt kısımlarındaki sensör tüyler sayesinde de şaşmaz bir dokunma duyusu vardır. Kör kedilerin bir çoğu, ileri yaşlarda yaşlılık nedeniyle işitme duyularını da kısmen ya da tamamıyla yitirebilirler. Sağır ve kör kedilerin bakımında, sadece sağır ve sadece kör kediler için geçerli olan kuralların çoğu geçerlidir.

Sağır-kör bir kedi, hareket ettiğinizde oluşan hava akımı ve yerdeki titreşim sayesinde ona yaklaştığınızı hisseder. Yine de bunu hissetmediği anda, kolaylıkla ürkebileceği için kendini savunma ihtiyacıyla saldırganlaşabilir. Bu nedenle ona yaklaştığınızı ona doğru hafifçe üfleyerek haber verebilirsiniz. Yemek zamanında da mama kabını ona yaklaştırıp kabın üzerinden ona doğru hafifçe üflerseniz mamanın kokusunu alacaktır. Sağır-kör bir kediyi tek başına asla evden dışarı bırakmayın.

Sağır-kör bir kediyi evinizin belli bölgeleriyle kısıtlamalısınız. Buralar bir engelle karşılaşmadan ve başına bir kaza gelmeden rahatça hareket edebileceği ve güneş ışığı alabileceği yerler olmalıdır. Pencereleri asla açık bırakmayın, açık bıraktığınız pencerenin mutlaka sağlam bir teli ya da geçemeyeceği kadar sık parmaklıkları olmalıdır. (Aslında bu, kedilerin bulunduğu her vede alınması gereken bir önlemdir.)

Siz evdeyken onu bu güvenli bölgelerde serbest bırakın ve gözünüzden ayırmayın. Fakat evde olmadığınız zamanlarda onu onun için hazırladığınız, düşme, çarpma, kendini yaralama riski olmayan bir tek odada tutun. Bu odada maması, suyu ve kum kabı bulunmalıdır. Bunların yerini asla değiştirmeyin. Kedi otu kullanarak bu eşyalara ve oyuncaklarına alışmasını sağlayabilirsiniz.

Bedeni de saran bir tasmayla onu bahçeye çıkarabilirsiniz. Bu sayede hem doğal kokuların ve dokuların zevkini çıkarabilir, hem de tasma sayesinde varlığınızı hissederek kendini güvende hisseder. Bahçede onun için tehlikeli olabilecek bitkiler (dikenli, zehirli bitkiler, dikenli teller, sivri uçlu parmaklıklar vs.) olmamalıdır. Tasmayla dışarı çıkarılan ya da evde dolaştırılan sağır-kör kedilerin çoğu, yönlerini şaşırdıklarında, kaybolduklarını hissettiklerinde oldukları yere oturup miyavlayarak tanıdıkları bir yere götürmenizi istediklerini size haber verirler.

Kör kediler gibi sağır-kör kediler de evdeki eşyaların yerlerini ezberlerler fakat sağır oldukları için, yaklaşan bir şeyi duyamayacakları için daha fazla risk altındadırlar. Merdiven, şömine, soba, ocak gibi yerlere ulaşmasını engelleyin. Bu engeller arka ayaklarının üzerine kalkıp tırmanamayacağı kadar yüksek olmalıdır! Sağır kedilerde olduğu gibi sağır-kör bir kediye de zilli bir tasma takarsanız, evdeyken de nerelerde dolaştığını (nerelerde keşfe çıktığını!) bilirsiniz.

Sağır-kör bir kedi tek başına asla evden dışarı çıkarılmamalıdır. Aynı şekilde evin onun için tehlikeli olan yerlerine de sokulmamalıdır. Mamasının, suyunun ve kum kabının nerede olduğunu öğrenmesini sağlayın ve bunların yerini değiştirmeyin. Sağır-kör bir kedi, güvenli bir ortamda iyi bir bakımla, koku alma ve dokunma duyuları sayesinde mutlu bir yaşam sürebilirler.

Sağır ve Kör Bir Kediyle Yeni Bir Eve Taşınmak

Kör bir kediyi yeni evine alıştırırken kullanılan yöntemler, sağır-kör bir kedi için de geçerlidir. Yalnız bu kez onu yönlendirmek ve teşvik etmek için ona seslenmek yerine dokunarak, okşayarak, sevdiği yiyecekleri koklatarak ona yardımcı olabilirsiniz. Onun yanında ellerinizin ve dizlerinizin üzerine çöküp bedeniniz ona değecek şekilde yürüyerek onu etrafını keşfetmesi ve doğru yönde ilerlemesi için cesaretlendirebilirsiniz. (Anne kediler yavrularına yol gösterirken bunu yaparlar.)

 

Fotoğraf ve kaynak: www.messybeast.com

Ayrıca bkz. www.petswithdisabilities.org

Çeviri: Sokakkedisi.net